KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/16272 E., 2018/14040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Konut dokunulmazlığını ihlal etme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Suç tarihi itibariyle, TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçuyla birlikte işlenen konut dokunulmazlığını ihlal etme suçu uzlaşma kapsamında olmayıp, yapılan uzlaşma işlemleri bu nedenle de geçersiz ise de, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, anılan tehdit suçu uzlaşma kapsamına alındığından, somut olayda CMK’nın 253/3. maddesşnşn ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı ve dolayısıyla 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca usulünce konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- Kabule göre de, 6545 sayılı Kanunun 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınmadan, “Sanık hakkında daha önceden uygulama yapıldığından” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/16272, K. 2018/14040, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama