KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/16477 E., 2016/18238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2016
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma
Mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuk ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 116/1, 119/1-c ve 31/3. (iki defa) maddeleri uyarınca 2 ay 20 gün hapis ve 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 15/12/2014 tarihli ve 2014/123-1186 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02/09/2016 gün ve 2016/305934 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Her ne kadar suça sürüklenen çocuğun yakalandığı ve savunmasının alındığı 14/04/2014 tarihli oturumda Baro başkanlığınca atanan Avukat .... duruşmaya katılmış ise de, 12/06/2014 tarihli oturumda suça sürüklenen çocuk müdafii olarak görevlendirildiği anlaşılan Avukat Serhat Aydoğan’a yapılan tebligatın geçerli olduğu ve kararın bu şekilde temyiz edilmeksizin kesinleştiği düşünülerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, suçun işlendiği 03/12/2013 tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda olan ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan suçu sürüklenen çocuk hakkındaki hapis cezalarının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası,
birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, adlî para cezasına veya diğer tedbirlere çevrilebileceğine yer verilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında ise, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükümleri düzenlenmiştir.
İncelenen somut olayda; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, 03/12/2013 günlü suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, TCK'nın 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/16477, K. 2016/18238, 28 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama