KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/17759 E., 2019/2473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın suçlamayı kabul etmediği, olay tutanağında ve müşteki polis memuru ... ile katılan polis memuru ...'ın aynı tarihli ifadelerinde sanığın açıkça suç sayılan eylemlerinden söz edilmediği halde, olay yerine takviye ekip olarak gelen müşteki polis memuru ... ve mağdur ...'ın ifadelerinde sanığın direndiğini ve hakaret ettiğini ifade ettikleri, tanık ...'ın ise sanığın direnme ve hakaretinin olmadığını ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, tanık, müşteki ve katılanların beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması,
giderilemediği takdirde, yöntemince irdelenip hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı ve sanığın eylemi somut olarak açıklanıp tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Olay tutanağı ile müşteki polis memuru ..., katılan polis memuru ... ve tanık ...'ın beyanlarında, sanık ...'ın “kimlik vermiyorum” dediği ve sonrasında biber gazı ile etkisiz hale getirildiğinin anlatılması karşısında, olayların başlangıcı ve gelişimi değerlendirildikten sonra, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden TCK’nın 29., hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Kabule göre de;
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/17759, K. 2019/2473, 6 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama