KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/17876 E., 2019/33 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Temyiz kanun yoluna tabi olup kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan ilamın, açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçunn unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141, CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
2- Sanığın 06/01/2014 tarihli duruşmadaki lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK’nın 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
3- Adli sicil kaydına göre birden fazla sabıkası bulunan mükerrir sanık hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
4- Mükerrir sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/17876, K. 2019/33, 7 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama