KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/18246 E., 2019/1932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalarda atılı suçları kabul etmemesi, müşteki anlatımının tanık ... tarafından doğrulanmaması, müşteki ...'nın hazırlıkta ''sizin hepinizin başına bela olacağım, Devletin piçleri'' şeklindeki sözleri sanıklardan ...'ın söylediğine dair anlatımı, mahkemede ''Şahısların üçü de bağırıp çağırıp direniş göstermişlerdir, birebir hangisinin hangi sözü söylediğini tam olarak hatırlayamıyorum'' şeklindeki beyanı karşısında beyanlar arasındaki çelişki giderilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı dikkate alındığında, hüküm tarihinde CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın pişmanlığı, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, buna rağmen sanığın suç işlediği,
hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun sanık üzerinde etkili bulunmadığı” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/18246, K. 2019/1932, 22 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama