KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/1896 E., 2018/1329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma, cinsel taciz
- Hükümler
- Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Cinsel taciz suçundan verilen ek kararın temyizinde;
Sanık ... hakkında cinsel taciz suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, yerel mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin ek karara yönelik sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, yerel mahkemenin redde ilişkin ek kararının ONANMASINA,
2) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/1896, K. 2018/1329, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama