KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/1906 E., 2018/1333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında katılanlar ...,ile ...'a yönelik hakaret ve katılan ...'a yönelik tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
Sanık hakkında katılanlar ..., ile ...'a yönelik hakaret ve katılan ...'a yönelik tehdit suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ...'in, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükmün temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olarak TCK'nın 50/1-a maddesi yerine aynı Kanunun 51/a maddesinin gösterilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/1906, K. 2018/1333, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama