KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/4105 E., 2018/1955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hükümler
- Ceza verilmesine yer olmadığına
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan müştekiler ... ve ...’in 09/07/2014 tarihli duruşmada davaya katılmak istediklerini belirtmesine karşın, ilk derece mahkemesince bu istekleri karara bağlanmamış ise de, temyiz dilekçelerinin içeriği gözetilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müştekiler ... ve ...’ın davaya katılmasına karar verilerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda sanığın, katılanlara söylediği kabul edilen 'Sizin beceriksizliğiniz yüzünden ben davalıyı sürekli çağırıp duracak mıyım, bu sizin beceriksizliğiniz" şeklindeki sözlerin, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/4105, K. 2018/1955, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama