KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/6348 E., 2018/10822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık hakkında temel cezaya hükmedilirken uygulama maddesinin gösterilmemesinin mahallinde tamamlanabileceği,
TCK'nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesinin infaz evresinde resen dikkate alınabileceği,
Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... ve müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA
2- Hakaret suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, anılan Kanunun 23. maddesine göre özel güvenlik görevlisi katılanların kendilerine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmeleri için yukarıda açıklanan koşulları taşımalarının gerektiği anlaşıldığından, katılanların bu koşulları taşıyıp taşımadığının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Suçun, kişilerin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesine karşın TCK'nın 125/3-a, c maddelerinde düzenlenen birden fazla nitelikli hal nedeniyle temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c- Sanığın, sabıka kaydındaki erteli ilamın denetim süresinin bittiği 30/06/2013 tarihinden sonra inceleme konusu suçu işlediğinin anlaşılması karşısında mahkemesine erteli cezanın aynen infazı için ihbarda bulunmasına karar verilmesi,
d- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hüküm, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/6348, K. 2018/10822, 3 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama