KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/7574 E., 2018/6317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Somut olayda infaz koruma görevlisi olan katılanlar ile müştekinin aşamalardaki ifadelerinde iddianamede ve 22.12.2012 tarihli olay tutanağında geçen tehdit sözlerinden bahsetmemeleri ve soruşturma aşamasındaki ifadelerinde sanığın kendilerine hakaret etmesi nedeniyle şikayetçi olduklarını beyan etmeleri karşısında, sanığın uyarıyı dikkate almayarak infaz koruma memurlarına " çıkmayacağım dedim lan , sizi görevlendiren bakanın da, hakimin de, savcının da, idarenin de, sizi de, sinkaf ederim " demesi biçiminde kabul edilen eyleminde, direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, CMK'nın 230/1-c maddesine aykırı olarak, yetersiz gerekçeyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kısmi kabule göre de,
a-) Sanığın savunmasında, protez kullandığı ayağındaki ağrı nedeniyle sayıma çıkmak istememesi üzerine infaz koruma görevlileriyle arasında tartışma çıktığı ve görevlilerin protezine tekme atarak kırdıklarını iddia etmesi, kamera görüntülerinin çözümüne ilişkin 02.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda da sanığın tek ayağı havada sekerek yürüdüğünün tespit edilmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden TCK’nın 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-) Sanığın görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemlerini birden fazla görevliye yönelik olarak gerçekleştirmesine karşın, TCK’nın 43/2. maddesinin tatbik edilmemesi,
c-) Görevi yaptırmamak için direnme suçunda, sanığın sabıka kaydında bulunmayan bir ilamın tekerrüre esas alınması ve hakaret suçundan kurulan hükümde koşullarının bulunmasına rağmen, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
d-)TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hüküm, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması,
e-) 5237 sayılı TCK'nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3 fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/7574, K. 2018/6317, 27 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama