KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/7690 E., 2018/6362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve gerekçeli kararın usulune uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyizin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, duruşma davetiyesinin sanığın son bildirdiği adres yerine MERNİS adresine tebliğ edildiği, bu davetiyenin sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair meşruhatı da içermediğinin ve sanığın da duruşmaya gelmeden hükmün açıklandığının anlaşılması karşısında, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/7690, K. 2018/6362, 30 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama