KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/7850 E., 2018/8435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Temyiz süresi yönünden halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısı tarafından dilekçenin karar tarihinden itibaren bir aylık süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca üst Cumhuriyet savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanığın temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK’nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E-2015/85 K. sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında re’sen uygulanabileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK’nın 265/4. maddesinin uygulanması sırasında fazla ceza belirlenip, sonrasında da artırım ve indirimler bu miktar üzerinden yapılarak sonuç cezanın 9 ay 10 gün yerine 12 ay 15 gün olarak fazla tayini,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/7850, K. 2018/8435, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama