KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/9330 E., 2016/17662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kasten yaralama, hakaret, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ve 02.11.2012 tarihli duruşmada sanık ...'dan şikayetçi olduğunu, sanığın cezalandırılmasını istediğini belirten müşteki ...'na davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı karşısında, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören - şikayetçi ...'nun davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
A- Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Diğer hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1- Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan beraate dair hükmün de usul ve kanuna uygun bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan-suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın temyiz incelemesine gelince;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığın, eylemini meşru müdafaa sınırları içerisinde gerçekleştirdiğinin kabulü karşısında, CMK’nın 223/2-d maddesi gereğince, “beraat” yerine, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan-suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca,hüküm fıkrasındaki “ceza VERİLMESİNE yer olmadığına” ibaresinin çıkarılarak, yerine “beraat” ibaresinin eklenmesi suretiyle, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'na yükletilen konut dokunulmazlığını ihlal etme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/9330, K. 2016/17662, 16 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama