KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/966 E., 2018/1322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.
Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; katılan polis memurları çevreyi rahatsız ettiği için ihbar edilen aracın sahibinin evraklarını kontrol ederken toplanan grubun içerisinde bulunan sanığın, katılanlara "siz kimsiniz her önünüze gelen araca ceza mı yazacaksınız, ben size ceza yazdırmam, yüz verdik astar mı istiyorsunuz" şeklinde bağırdığı ve kendisinden kimlik istendiğinde "kimliğimi sen yapacaksın, polisiz diye herkesten kimlik mi isteyeceksiniz, size yetki verdi diye her şeyi yapabileceğinizi mi sanıyorsunuz" şeklindeki ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın katılanlara yönelttiği sözlerin, katılanların onur,
şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp beddua, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/966, K. 2018/1322, 7 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama