İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Ceza Dairesi

YARGITAY · 18. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/442 K.2017/6554

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Esas2017/442Karar2017/6554Tarih29 Mayıs 2017Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

18. Ceza Dairesi 2017/442 E., 2017/6554 K.·Karar

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mayıs 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair, Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 26.12.2013 tarih ve 2012/577 Esas, 2013/174 K. sayılı kararın katılan tarafından temyizi üzerine,

Dairemizin 10/09/2015 tarih ve 2015/4751 E. - 2015/5067 K. sayılı kararıyla;

"Dosya kapsamına göre , katılanın sanığa karşı herhangi bir haksız fiilinin olmaması karşısında, sırf hukuki alacağın tahsil edilmemesinin başlı başına haksız tahrik nedeni olmadığı gözetilmeden sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi," gerekçesiyle oy birliğiyle bozulmasına karar verilmiştir.

I- YEREL MAHKEMENİN DİRENME KARARININ KAPSAMI

Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/04/2016 tarih ve 2015/559 E. - 2016/202 K. sayılı kararında;

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın bir dönem müştekinin iş yerinde çalıştığı, daha sonra işten çıkarıldığı, işten çıkarılırken kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediği, sanığın bu tazminatlarını ve iş yerinde kalan şahsi eşyalarını istemek için müştekiyi aradığı, telefonda tarafların tartıştığı, tartışma sonrasında müştekinin telefona kapattığı bunun üzerine sanığın konuşmayı sürdürmek için müştekiyi aradığı ancak müştekinin telefonlara cevap vermediği, bu duruma kızan sanığın içeriği iddianamede belirtilen mesajları gönderdiği anlaşılmıştır.

Sanık ile müşteki arasında yapılan telefon görüşmesi sırasında sanığın ölüm tehdidi içeren söz söylediği ileri sürülmüş ise de, müştekinin bu iddiasını doğrulayan kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanığın telefonu yüzüne kapatan müştekiyle yarım kalan konuşmasını sürdürmek amacıyla müştekiyi peş peşe aradığı, müştekinin cevap vermemesi nedeniyle 27 cevapsız çağrısının olduğu, aramalarına cevap alamaması üzerine hakaret içeren mesajları gönderdiği anlaşılmıştır.

Yargıtay bozma ilamında, müştekinin haksız sayılacak bir eyleminin bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında TCK nun 129/1 maddesinin uygulanamayacağı belirtilmiştir.

Sanığın, bir dönem müştekinin işyerinde çalıştığı ve daha sonra ayrıldığı taraflar arasında tartışmasız bir konudur. Sanık bu ayrılması sırasında, bir takım hak ve alacaklarının kendisine ödenmediğini, işe girerken kendisinden teminat olarak alınan boş senedin iade edilmediğini ileri sürmekte, müşteki ise sanığın hak ve alacaklarını ödediklerini, işe girerken bir senet almadıklarını ileri sürmektedir.

Ceza yargılamasını yapan Mahkememiz, taraflar arasında bir hak ve alacak bulunup bulunmadığı konusunda nihai bir değerlendirme yetkisi yapmakla görevli değil ise de, sanığın, müştekiyi telefonla aramasının nedeninin bu iddiası olduğu, taraflar arasında bu yönde bir uyuşmazlık bulunduğu, sanığın ilk aramasına cevap veren müştekinin, bu konuşma sırasında sanığın iddialarını inkar ettiği, sanığın konuşması devam ederken telefonu sanığın yüzüne kapattığı, sanığın konuşmasını sürdürebilmek için müştekiyi defalarca aradığı sabittir.

Kendi savunmasına göre. Hak ve alacağı ödenmeyen, yaptığı telefon konuşması sırasında konuşmanın sonlanması beklenmeden telefon yüzüne kapatılan ve konuşmanın devamı için yaptığı ısrarlı aramalara cevap alamayan sanığın, bu durumdan kaynaklanan kızgınlıkla dava konusu mesajları çektiği de sabittir.

Sanığın içinde bulunduğu ruh hali, çektiği mesajlara da yansımıştır. Müştekinin, sanık ile arasındaki sorunu medeni şekilde konuşmak yerine, telefonu sanığın yüzüne kapatmak şeklideki eylemi haksız nitelikte bir hareket olup, sanık da atılı suçu bu harekete tepki olarak işlemiştir. Açıklanan bu duruma göre, sanık hakkında TCK nun 129/1 maddesinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmış, aksi yöndeki Yargıtay bozma ilamına uyulmayarak önceki hükümde direnilmiş ve aşağıdaki gibi hukuk tesisi gerekmiştir. “ Şeklindeki gerekçeyle, Dairemizin 10/09/2015 tarih ve 2015/4751 E. - 2015/5067 K. sayılı kararına direnildiği görülmektedir.

II- HUKUKSAL DEĞERLENDİRME

02.12.2016 tarihli 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 36.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’ın 307.maddesi uyarınca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 14/12/2016 tarihli ve 2016/1298 Esas, 2016/1755 Kararı ile dosya Dairemize gönderildiğinden, direnme kararı üzerine verilen hükmün Dairemizce incelenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

Türk Ceza Kanununun, "haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret" başlıklı 129. maddesinin birinci fıkrasında;

"Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”

Haksız tahrik ise, 5237 sayılı TCK’nun 29. maddesinde; "Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir, diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir" şeklinde, ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenmiştir.

Ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik; kişinin haksız bir fiilin kendisinde oluşturduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur yeteneğindeki azalmayı ifade etmektedir. Bu halde fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında meydana getirdiği karışıklığın bir sonucu olarak suç işlemeye yönelmektedir. Bu yönüyle haksız tahrik, kusurun irade unsuru üzerinde etkili olan bir nedendir. Başka bir anlatımla, haksız tahrik halinde failin iradesi üzerinde bir zayıflama meydana gelmekte, böylece haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altındaki kişinin suç işlemekten kendisini alıkoyma yeteneği önemli ölçüde azalmış bulunmaktadır.

Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için;

a) Tahriki oluşturan bir fiil olmalı,

b) Bu fiil haksız bulunmalı,

c) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı,

d) Failin işlediği suç bu ruhi durumun tepkisi olmalı,

e) Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır.

Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için kanunda bir zaman sınırlaması mevcut olmayıp, aradan uzunca bir zaman geçse bile önceki olayın etkisiyle suç işlenmişse tahrik hükümleri uygulanmalıdır.

Öte yandan haksız tahrik, haksız bir fiilden etkilenen failin ruhsal durumundan dolayı kusurunun azaldığı görüşüne dayanmakta olup, buna göre müşterek failler yahut fail ve şerikler arasında yalnızca şahsında bu koşullar gerçekleşen fail bakımından uygulanmalıdır.

İnceleme konusu somut olayda,

Katılana ait işyerinde şöfor olarak çalışan sanığın, işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle katılan tarafından tazminatları ödenmeden ve kendisine imzalatılan boş senet iade edilmeden işten çıkarıldığı gerekçesi ile katılana ait telefona hakaret içerikli mesajlar göndermesi şeklinde gelişen olayda, katılan tarafından haksız şekilde tazminat ödenmemesi veya alınan boş senedin iade edilmemesi iddialarının yargılamayı gerektirdiği ve yine sanık tarafından bu nedenlerle aranan katılanın, telefonu sanığın yüzüne kapatmasının haksız fiil oluşturmayacağının kabul edilmesi karşısında; yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle Yerel Mahkemenin direnme hükmünün yerinde olmadığı anlaşılmakla,

III- KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Dairemizin 10/09/2015 tarih ve 2015/4751 E. - 2015/567 K. sayılı bozma kararındaki gerekçeye göre yerel Mahkemece verilen direnme kararı yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, 6763 sayılı Yasanın 36.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 307/3. maddesi hükmüne göre dosyanın Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 29.05.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/442, K. 2017/6554, 29 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Yerel Mahkemenin Direnme Kararının Kapsamı
  4. Iı- Hukuksal Değerlendirme
  5. Iıı- Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
18. Ceza Dairesi
Esas No
2017/442
Karar No
2017/6554
Tarih
29 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/443 K.2017/3121
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/444 K.2017/5238
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/445 K.2017/5818
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2017/445 K.2017/2097
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/446 K.2017/4284
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/446 K.2017/3809

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.