KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2017/72 E., 2019/2505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Fuhuş
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Sanık ... hakkında fuhuş suçuna ilişkin verilen hükme yönelik sanık tarafından yapılan temyiz talebinin CMUK' nın 310/1 maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ...'nın TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Sanık ...'a yüklenen fuhuş suçuna ilişkin verilen hükme yönelik yapmış olduğu temyiz talebine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1) 21/01/2013 tarihli tespit tutanağında mağdurlar tarafından kullanıldığı belirtilen GSM hatları ile sanığın kullanımında olan [TELEFON] numaralı hatlara ilişkin suç tarihi öncesi ve sonrası itibariyle HTS kayıtları getirtilip arayan, aranan numaraların ve baz istasyon bilgilerinin tespiti yapılarak, sanık ile mağdurlarların irtibatlı olup olmadıkları, fuhuş yapılan ve sanık tarafından kiralandığı belirtilen adreste sanığın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, ayrıca bu ikametin mülk sahibinin ve apartman sakinlerinin tanık sıfatıyla dinlenip, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararının uygulanması zorunluluğu,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/72, K. 2019/2505, 6 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama