KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2017/8110 E., 2019/16981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
- Hükümler
- Düşme
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen mağdurlar vekilinin sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmesine karşın, ilk derece mahkemesince katılma talebinin hukuka aykırı gerekçeyle reddine karar verilmiş ise de; temyiz dilekçesinin kapsamı gözetilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurların katılmasına,
vekilinin de katılanlar vekili olarak davaya kabulüne ve mahkemece suçtan zarar gören Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının duruşmalardan haberdar edilip kamu davasına katılma olanağı sağlanmamış ise de, yokluğunda verilen kararın tebliğ edilmesi üzerine katılma talebini içeren temyiz dilekçesi karşısında, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Beyan tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurlar ... ...ve ...’ın temyiz inceleme tarihinde on sekiz yaşından büyük olduklarının, mağdur ... ...’ın ise halen on beş yaşından küçük olduğunun anlaşılması karşısında; mağdurlar ... ve ...’nın olay nedeniyle şikayetçi olup olmadıklarının, suç tarihinde anne ve babasının velayeti altında mağdur ... ...’ın da babanın sanık olarak yargılandığı davada katılma hakkı kendisinde bulunan annesi ...’e tebligat yapılarak şikayetçi olup olmadığı sorulmadan düşme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/8110, K. 2019/16981, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama