KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2018/1624 E., 2019/14844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Yaralama, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
18/03/2014 tarihli tutanakta direnme oluşturacak fiillerden bahsedilmemesi, sanığın atılı suçu işlediğine dair müşteki infaz koruma memurlarının aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunması ve mahkemece bu çelişkinin giderilmesi için 17/02/2015 tarihli celsede yeniden beyanlarına başvurulduğunda, müştekiler ..., ..., ... ve ...’in sanığın direnmediğine ilişkin beyanlarını yineledikleri ancak müşteki ...’ın ise sanığın kendilerini tehdit ettiğini beyan ettiğini anlaşılması karşısında, CMK 230/1-b gereğince hükme esas alınan delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2018/1624, K. 2019/14844, 21 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama