KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2018/3783 E., 2018/11559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Haberleşmenin engellenmesi, kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu için kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamının esas numarası 2010/256 yerine, hükümde 2010/265 yazılmış ise de maddi yanılgıdan kaynaklanan bu yanlışlığın yerinde düzeltilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ...'nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık hakkında haberleşmenin engellenmesi suçu için kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- İddianamede, haberleşmenin engellenmesi suçundan sanığın bir kez cezalandırılması talep edilmesine karşın, CMK'nın 226. maddesine göre sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, adı geçen suçtan sanığın iki kez mahkumiyetine dair karar verilmesi,
b-Tekerrüre esas alınan ilamın esas numarasının yanlış gösterilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2018/3783, K. 2018/11559, 24 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama