KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2018/4950 E., 2019/1187 K.·Karar
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2019
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret suçundan sanık ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/3-a, 125/4, 43/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/01/2018 tarihli ve 2016/708 esas, 2018/27 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında.
“Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 02/10/2017 tarihli ve 2017/18923 esas, 2017/10721 karar sayılı ilâmında “...hakaret suçunda ağırlaştırıcı hal olarak düzenlenen aleniyetin gerçekleşmiş sayılabilmesi için, failin bulunduğu ve suçu oluşturan söz veya hareketin gerçekleştiği yerin belirli olmayan çok sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığı olan bir ortam olması veya suç mağdurunun bu hareket ve sözleri işittiği ve algıladığı yerin bu tür bir ortam olması ve failin de bunu bilmesi yeterli olup, somut olayda sanığın kamu görevlisine hakaret eylemlerini cezaevi koğuş odasında gerçekleştirmesi karşısında,
aleniyet unsurunun bulunmadığı gözetilmeden, TCK'nın 125/4. maddesi gereğince artırım yapılması...” şeklinde aleniyet unsurunu açıkladığı gözönüne alındığında, cezaevi koğuş, koridor ve odalarının aleni yer olmadığının tespit edildiği, somut olayda hakaret suçunun işlendiği yer olan cezaevi koridorunun aleni yer olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/4. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
I- Olay
Sanık hakkında hakaret suçundan yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, hükümde hakaret suçunun aleni yerlerden olmayan cezaevinde işlenmesine rağmen sanık hakkında TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması nedeni ile fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu görülmüştür.
II- Hukuksal değerlendirme
5237 sayılı TCK’nın 125. maddesinin 1. fıkrasında; Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun’un 4. fıkrasında da “hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.” hükmü düzenlenmiştir.
Aleniyet hakaret eyleminin herkesin duyabileceği, görebileceği ve sayısı belli olmayan birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması anlamına gelmektedir. Aleniyet nedeniyle artırım yapılmasının amaçlarından biri mağdurun onur ve şöhretinin, fiili başkalarının duyması veya duymasına açık olması nedeniyle daha fazla zarar görmesi diğeri ise hukuka aykırılık teşkil eden fiilin bizatihi aleni olarak icra edilmesidir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın, hakaret içeren sözlerini aleni yerlerden olmayan tutuklu bulunduğu cezaevinde söylemesine rağmen sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde aleniyet artırımı yapılarak fazla ceza verilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2018/4950, K. 2019/1187, 14 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama