KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2018/5413 E., 2019/2613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Bozma öncesi verilen ve sanığın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edilen hükümde, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/338 Esas, 2009/734 Karar sayılı ilamın suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacak olması nedeniyle bozma sonrası her ne kadar Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/371 Esas, 2011/273 Karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınmış ise de, kurulan hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın aleyhine değiştirmeme ilkesi dikkate alınarak,
5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca sanığın koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/338 Esas, 2009/734 Karar sayılı ilamı üzerinden belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2018/5413, K. 2019/2613, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama