KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2018/6322 E., 2020/1085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamından, katılanın 16/06/2014 tarihinde, sanığın kendisini 0507xxxx1179 numaralı veya başka numaralardan arayarak rahatsız ettiğini, kendisi ile küfürlü konuşup mesaj attığını anlatarak şikayetçi olduğu, tarafların beyanlarından bir dönem birlikte yaşadıkları, her iki tarafın kendisinin bu birlikteliğe son verdiğini ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının temin edilen 01/05/2014-03/07/2014 tarihleri arasındaki görüşme kayıtlarına göre tarafların 03/06/2014 tarihinden sonra 0507xxxx1179 numaralı telefon üzerinden arama veya mesaj yolu iletişimlerinin olmadığı, sanık tarafından gönderilen ve dosyada tutanağa bağlanmış 25/05/2015 tarihli mesajın ayrılmaları ile ilgili olduğunun anlaşıldığı, sanığın 0507xxxx1179 numaralı telefondan suç tarihi olarak kabul edilen 16/06/2014 tarihinde katılanı aramadığı ve mesaj atmadığı, ayrıca tarafların 03/06/2014 tarihine kadar mesaj veya aramalarının karşılıklı olduğu somut olayda;
sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında gerekçe gösterilmeden temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak fazla belirlenmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2018/6322, K. 2020/1085, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama