KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2019/16001 E., 2020/4452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.
Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda sanığın katılana hitaben söylediği sözün kaba hitap tarzı niteliğinde olması ve katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanığın, katılanın akrabaları ile olan davalarında şahitlik yapıp yapmaması kaynaklı çıkan tartışmada, katılanın sanığı yaralaması ve bu eyleminden dolayı katılan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi karşısında; olayın çıkış sebebi araştırılarak TCK’nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/16001, K. 2020/4452, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama