İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Ceza Dairesi

YARGITAY · 18. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/8840 K.2019/17372

Tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 125/1, 106/1-2.cümle, 62, 52/2 (üç kez) ve 62. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası ve 1.800,00 Türk lirası (iki kez) adlî para cezaları ile…

Esas2019/8840Karar2019/17372Tarih9 Aralık 2019Okuma5 dk · 1.037 kelime

KÜNYE

18. Ceza Dairesi 2019/8840 E., 2019/17372 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Aralık 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.037 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 125/1, 106/1-2.cümle, 62, 52/2 (üç kez) ve 62. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası ve 1.800,00 Türk lirası (iki kez) adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 71. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/11/2014 tarihli ve 2014/221 esas, 2014/179 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre,

1- Sanığın sabıkası olduğundan bahisle atılı suçlardan verilen cezalara ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesine eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,

benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 08/11/2018 tarihli ve 2018/4555 esas, 2018/19259 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, anılan düzenlemenin incelemeye konu suç tarihinin ve adlî sicilde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kaydın kesinleşmesinin 28/06/2014 ve sonrası olması hâlinde uygulanabileceği, somut olayda ise inceleme konusu suç tarihinin ve adlî sicil kaydındaki hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin kararın kesinleşme tarihinin 28/06/2014 tarihinden önce olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde,

2- 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinde yer alan “Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.

Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” şeklindeki amir hüküm karşısında, sanık aleyhine olacak şekilde adlî para cezalarının takside bağlanmamış olması, bağlanmaması hâlinde ise bunun gerekçesi ve adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde karşılaşabileceği muhtemel durumun sanığa usulüne uygun şekilde ihtar edilmemiş olmasında,

3- Kasten yaralama suçuna yönelik olarak sanığın duruşmadaki hâli ve tavrı dikkate alınarak verilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığı halde, hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin olarak anılan hüküm uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmesinde, İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.

I- Olay

Sanık hakkında tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verildiği, hükümlerin verildiği tarih itibariyle kesin olduğu, bu hükümlere karşı da kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu görülmüştür.

II- Hukuksal Değerlendirme

Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.

A- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1. maddesinde tehdit suçu düzenlenmiş, kanun tekniği açısından birinci fıkra içerisinde birinci ve ikinci cümle tehdit suçunun iki farklı tipini düzenleme altına almıştır. Somut olayda sanığın iddianamede tehdit olarak nitelendirilen sözleri olan: “Seni tabanca ile vuracağım, öldüreceğim, dünya sana dar gelecek.” sözlerinin ölümle tehdit suçunu oluşturup sanık hakkında TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken vasıfta yanılgı ile 106/1-2. cümleden hüküm kurulması,

B- TCK’nın 86/2. maddesinde yaralama suçunun basit hali düzenlenmiş ve 86/3. fıkrasında da bu suçun nitelikli hallerinden bahsedilmiştir. Somut olayda sanığın katılana karşı yaralama eylemini katılanın başına sandalye fırlatmak şeklinde gerçekleştirmesine rağmen TCK’nın 6/1-f maddesi de dikkate alınarak sanık hakkında TCK’nın 86/3-e. maddelerinin uygulanmaması,

Kabule göre de;

A- Mahkemenin yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, somut olayda açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurulmak sureti ile Anayasa'nın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,

B- 5271 sayılı CMK’nın “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226. maddesinde;

“1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.

2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.

3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.

4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafiiye yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2012 gün ve 13/125-236 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın ceza yargılamasındaki en önemli haklarından biri yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken savunma hakkıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hakkın, herhangi bir nedenle sınırlandırılması olanaklı değildir. Nitekim 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 308/8. maddesine göre de savunma hakkının kısıtlanması mutlak bozma nedenlerindendir.

Maddenin açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, iddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğinin değişmesi ya da cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde, anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca sanık veya müdafiine ek savunma hakkı verilmesi gerekmektedir.

İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında iddianamede TCK’nın 106/1-1. maddesinin uygulanmasının istenmesine rağmen yargılama safhasında, sanık hakkında TCK’nın 106/1-2. cümlesinin uygulanması ihtimaline binaen TCK’nın 226. maddesi uyarınca, ek savunma hakkı tanınmadan mahkumiyet hükmü kurulması,

C- Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret ve yaralama suçlarının birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, yargılama sırasında suç vasfının değiştiğinden uzlaşma kapsamında olan TCK'nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurulduğu, bu hali ile yaralama, hakaret ve tehdit suçları yönünden uzlaştırma işlemi yapılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

D- TCK'nın 61/8. maddesine göre adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması, sonuç olarak ulaşılan miktarın bir gün için belirlenen miktarla çarpımı sonucu ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken takdir edilen adli para cezasının gün üzerinden belirleme yapılması gerekirken ay üzerinden tayin edilmesi,

Hukuka aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

III- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, 2- Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedenleri açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 09/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/8840, K. 2019/17372, 9 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. II- Hukuksal Değerlendirme
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
18. Ceza Dairesi
Esas No
2019/8840
Karar No
2019/17372
Tarih
9 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/8840 K.2019/20499
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/8840 K.2019/24219
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2019/8840 K.2019/11679
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2019/8841 K.2019/11827
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/8841 K.2019/20493
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/8841 K.2019/24220

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.