KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2006/1163 E., 2006/3843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalılara ait taşınmazın kamulaştırıldığını, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 8.maddesi hükmü gereğince öncelikle pazarlıkla satın alma yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek aynı yasanın 10.maddesi hükmüne göre kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan kısmın tapusunun iptali ile idare adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davacı idarenin 8.maddenin 4.bendinde öngörüldüğü biçimde davalı malike herhangi bir tebligat yapılmadığı bu suretle davacı idarenin bedel tespiti ve tescil isteme hakkının doğmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 8.maddesinin 4.fıkrası hükmüne göre idare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malın bedelinin ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazı ile malike bildirir ve taraflar arasında anlaşma olmaması halinde aynı maddenin son fıkrası hükmü gereğince 10.maddeye göre işlem yapılır.
Somut olayda davacı idare tarafından davalıya gönderilen uzlaşma çağrı belgesi alıcının kabul etmemesi üzerine 13.12.2003 tarihinde merciine iade edilmiş, tebligat belgesine davalının "görüşmeyi kabul etmiyorum" şeklinde beyanı yazılmış ve beyan davalı tarafından imzalanmış olup, böylece uzlaşma girişiminden sonuç alınamıyacağı anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece, işin esasına girilerek sunulan belgeler ve toplanacak deliller doğrultusunda bir hüküm kurulması gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2006/1163, K. 2006/3843, 8 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama