KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2006/3320 E., 2006/4767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, ...'nın dava dilekçesinde adı yazılı Vakıfların evladı olduğu savı ile bu her iki vakfın tevliyetine hak kazanmış evladı bulunduğunun tesiti istemine ilişkindir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle getirtilen aile nüfus kayıt tablosu ile vakıfnameler incelendiğinde; davacı ...'nın vakıf evladı olduğu, her iki vakıfnamede tevliyetinin batın şartı ile erkek evladın ekberine bırakıldığı, davacıdan önceki batında erkek vakıf evladı bulunmadığı ancak kendisinden büyük (ekber) vakıf elvadı 1936 doğumlu ...'ın sağ olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında ...'a çıkartılan açıklamalı çağrı kağıdının adres yetersizliğinden tebliğ edilemediği anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde ... imzasını taşıyan ve taahütlü olarak gönderilen 15.02.2006 günlü dilekçede adı geçen kişi; vakfına mütevelli olmak için eski bir tarihte başvurup, sonradan vazgeçmiş olduğunu, yaşının da ilerlemiş bulunması nedeniyle mütevelliliğe talip olmadığını bildirmiş ise de; bu dilekçenin sözü edilen şahıs tarafından yazılıp mahkemeye gönderilmiş olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu husus araştırılıp soruşturulmadan, bu bağlamda dilekçede belirtilen adresine açıklamalı çağrı kağıdı tebliğ edilmeden, onun tevliyetten vazgeçtiğinin kabulü ile davacının tevliyete hak kazanmış vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2006/3320, K. 2006/4767, 5 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama