KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2006/4539 E., 2006/5299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dava, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırma bedelinin yeterli olmadığından arttırılması istemiyle, anılan Bakanlıkla ... Genel Müdürlüğü arasında akdedilen imtiyaz sözleşmesi ve ilgili yasa hükümleri çerçevesinde ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılmıştır.
Yargılama aşamasında Bakanlar Kurulunun 12.6.2003 tarih 2003/5712 sayılı kararı ile sözkonusu imtiyaz sözleşmesinin feshedilmiş olduğu ve buna göre husumetin kendilerine düşmeyeceği ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından sunulan dilekçe ve duruşmalarda sözlü olarak bildirilmiş olmasına rağmen mahkemece bu istek dikkate alınıp araştırılmamış ve bu konuda herhangi bir karar verilmeden yargılamaya devam edilip işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Oysa, adı geçen kurumun imtiyaz sözleşmesinin feshedilmesi üzerine lehine kamulaştırma yapılmakta olan ilgili Bakanlık tarafından, iletim hattı yapılması amacıyla yürütülen kamulaştırma işlemlerine devam etme yetki ve görevinin ... İletim A.Ş.’ne (...) verildiği Daireye daha önce intikal etmiş olan dava dosyalarının incelenmesinden bilinmekte olduğu gibi, davacı vekilinin temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan 23.2.2005 tarih 629 sayılı bakanlık yazısından da anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan mahkemece davacı tarafa dava dilekçesinin ...’ne de tebliğ edilmesi için süre verilmesi ve ...’nin delillerinin de sorulup saptanması gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmadan önceki bilirkişi kurullarından bozma doğrultusunda ek raporlar alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeniden oluşturulan bilirkişi kurulunun düzenlediği –Yargıtay uygulamalarında geçerli kabul edilmeyen ‘her yıl iki ürün’ münavebesi ile ve bozma ilamında belirlenenden yüksek değer kaybı oranı üzerinden değerlendirme yapıldığından dolayı hükme dayanak olma niteliği bulunmayan- rapora dayalı olarak karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere öncelikle taraf teşkili hususunda gerekli işlemler yapılıp husumetin yöneltileceği kurum tarafından bildirilecek olan deliller de toplandıktan sonra bozma öncesinde rapor düzenlemiş olan bilirkişi kurullarından hükmüne uyulmuş olan bozma ilamı gereklerini de dikkate alarak değerlendirme yapılan ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2006/4539, K. 2006/5299, 26 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama