KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2006/9603 E., 2006/10821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının murisi nüfus cüzdan kaydına göre 08.07.1933 doğumlu ... ... ile nüfus kütüğünde 18.07.1933 doğumlu ... ...'in aynı kişiler olduğunun tespitini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi ... ...'in yurt dışında işçi olarak çalışıp emeklilik hakkını kazandığını ve emeklilik işlemlerini yaptırmak için ilgili ve yetkili makamlara başvurduğunda ölü ...'in nüfus kaydındaki doğum tarihi ile pasaportundaki ve kendisine verilen nüfus cüzdanındaki doğum tarihlerinin farklı olması nedeniyle işlem yapmadıklarını, adı geçenin nüfus kütüğünde doğum tarihinin 18.07.1933 olmasına karşın, nüfus cüzdanındaki ve bu cüzdana göre almış olduğu pasaportundaki doğum tarihinin 08.07.1933 olduğunu,
nüfus cüzdanındaki ve pasaportundaki 08.07.1933 doğumlu olarak kayıtlı kişi ile nüfus kaydında 18.07.1933 doğumlu olan şahsın (... ...'in) aynı kişi olduğunu tespit eden mahkeme kararı istediklerini, ileri sürerek 18.07.1933 doğumlu ... ... ile 08.07.1933 doğumlu olarak düzenlenen pasaport ve nüfus cüzdanındaki ... ...'in aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece; idari bir işlemle tespit edilmesi veya düzeltilmesi mümkün olan hususların mahkemeden talep edilmesinde davacının korunmaya değer hukuki bir yararı olmadığı,
idarece yapılan yanlışlığın yine idari bir işlemle düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacının murisi ve aynı zamanda eşi olan ... ...'in 18.07.1933 günü Boğazlıyan'da doğduğu, 07.10.2005 günü öldüğü; dosya içerisinde bulunan yine aynı şahsa ait olduğu anlaşılan davacı vekili tarafından tastikli nüfus cüzdanı ve pasaport fotokopisine göre adı geçenin doğum tarihinin her iki belgede de 08.07.1933 olarak yazıldığı ve diğer tüm kayıtların aynen birbirini tuttuğu anlaşılmaktadır.
Doktrinde ve Yargıtay uygulamalarında bir kimsenin hukuki yararının bulunması halinde tespit davası açılabileceği kabul edilmektedir. Davacının Türkiye'de, Türk Mevzuatına göre idari makamlara başvurmak suretiyle yapacağı tespit ve düzeltmeler onun hukuki yararını sağlamamaktadır.
Zira, davacının murisinin emeklilik işlemlerini yapacak ülkenin yetkili makamları böyle bir tespit ve düzeltmeyi yeterli görmeyip, sözü edilen işlemleri gerçekleştirmek için Türkiye'deki yetkili mahkemeden, belge ve kayıtlara göre farklı doğum tarihlerini taşıyan kişinin aynı kişi olup olmadığının tespitine ilişkin karar getirmesini istemişlerdir.
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kunununun 36. maddesinin 1/c bendine göre. Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder. Yasanın bu hükmünden, kişilerin tespit davası açmalarına olanak tanınmıştır. Salt tespit davası kişilerin sorunlarını çözmekte yeterli ise ayrıca kayıt iptali veya düzeltilmesi davasını açmalarına gerek bulunmamaktadır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı, davasını ispat etmiş bulunduğundan dosyada mevcut 155222-TR-E No:303954, Seri No:K 03-361069 numaralı İşci pasaport sahibi olan ... oğlu 8.7.1933 Boğazlıyan doğumlu ... ... ve yine seri: K03 No:361069 numaralı ... oğlu ...'den olma ...'de nüfusa kayıtlı olup 23.09.1982 tarihinde 1982/57554 cüzdan kayıt numarası ile verilen nüfus cüzdanındaki şahsın, (... ...'in) ... TC.
Vatandaşlık kimlik numarası ile kayıtlı bulunan ... oğlu ...'den olma Boğazlıyan 18.07.1933 doğumlu, evli, 15.07.1934 tescilli, 19.01.1959 evlenme, 07.12.2005 ölüm tarihli ... ...'in aynı kişi olduğunun diğer bir ifade ile yukarıda sözü edilen her üç kaydın aynı şahsa (... ...'e) ait bulunduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi yolunda hüküm kurulması,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2006/9603, K. 2006/10821, 19 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama