KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2007/1827 E., 2007/2788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının annesi ...'nin, Havva olan anne adının iptali ile gerçek annesi ... üzerine kaydedilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili ...'in annesi ...'nin nüfus kaydına göre babasının Salih, annesinin Havva olarak yazıldığı görülmekte ise de, ...'nin gerçek annesinin ... olduğunu, bu yanlışlığın düzeltilmesini, gerçek annesi olan ...'ın nüfustaki hanesine onun kızı olarak yazılmasını istemiş, mahkemece davacının anneannesinin isminin Hayriye olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 7. maddesine göre resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Ancak, bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir.
Somut olayda dinlenen tanıkların olayı doğrulamış olmalarına, davalılarında davacının iddialarının aksine bir beyanda bulunmadıkları ve bir belge de sunmadıklarına göre, davacı tanıklarının beyanları hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı takdirde mahkemece davacıya başka delilleri olup olmadığı, yaşı durumu itibariyle olayları aydınlatacak ve hatırlayacak nitelikte başka tanıkları bulunup bulunmadığı sorulup bu konuda davacı tarafa önel verilmesi,
delil ibrazında bulunduğu ve başka tanık dinletme istemesi halinde bu deliller de toplandıktan sonra oluşacak kanaat doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2007/1827, K. 2007/2788, 29 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama