KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2007/3761 E., 2007/6875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili, karşı davada maddi hataların düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı Vek.Av.... ve Av.... ile davacı Vek.Av.... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Mahkemece yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi kabulü ile bu niteliğine göre değerinin tespitinde kural olarak bir isabetsizlik yoksa da bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin hesaplanması, taşınmazın değerini etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurların ve her unsurun ayrı ayrı değerinin belirlenmesi,
bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin esas tutulması suretiyle bilirkişi raporunda tüm bu unsurların cevapları da ayrı ayrı belirtilerek gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerinin saptanması gerekir.
Bilirkişi kurulunca anılan bu Yasa hükmü uyarınca Yargıtay uygulamaları da gözetilerek dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğine göre münavebeye alınacak ürünlerin değerlendirme yılı (2006) itibariyle dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama toptan satış fiyatları esas alınarak bu taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması durumunda getireceği net gelir bulunmalıdır.
Bunun için de somut olayda bilirkişi kurulunca münavebe ürünleri olarak alınan buğday ve karışık sebze (Taze Fasulye, Kuru Soğan, Lahana, Biber, Hıyar, Domates) ürünlerinin bir yıl buğday, bir yıl karışık sebze olmak üzere iki yılda iki ürün üzerinden getireceği net gelirin hesaplanması gerekirken Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına ters düşecek biçimde bir yılda taşınmazın %25'inin karışık sebze, %75'inin buğday (hububat) ürünlerine göre değerlendirilerek bu oranlar çerçevesinde net gelirin hesaplanmış olması,
2-Yörenin iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı) vb. özellikleri gözetilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etken bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranının %5 olması gerekirken, bilirkişi kurulunca bu oranın %6 olarak alınmış bulunması,
3-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas alınması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2006 yılı verilerinin ilgili Tarım Müdürlüklerinden getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerekirken, 2005 yılı verilerine göre hesaplama yapılıp bulunan değerin 2006 yılına endekslenmesi suretiyle net gelirin tespit edilmesi,
4-Dava konusu taşınmazın üzerindeki yapılara 2006 yılına ilişkin olarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayımlanan yapı yaklaşık maliyeti listesi uyarınca belirlenmiş bulunan sınıfına göre bilirkişi kurulunca saptanan değerin taşınmazın zemin değerine eklenmesi ile yetinilmesi gerekirken bu yapılardan bir kısmının dış sıva ve sıhhi tesisatının bulunmaması nedeniyle bunların değerini karşılayan miktarın yapıların bedelinden çıkartılması suretiyle eksik bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2007/3761, K. 2007/6875, 12 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama