KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/1161 E., 2008/3705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
1-Tebligat Yasasının 4829 sayılı yasa ile değişik 28.maddesi, “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müesseselerle dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir” hükmünü içermektedir.
Öte yandan Tebligat Tüzüğünün 46.maddesi hükmüne göre muhatabın adresinin meçhul sayılması, Tüzüğün 13.maddesi mucibince yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahının, meskeninin veya işyerinin de bulunamamasıyla gerçekleşir.
Tebligat Tüzüğünün 46.maddesinin göndermede bulunduğu 13.maddede, tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırmasının ne surette yapılacağı gösterilmiştir. Mülkiyet hakkının devrini sağlaması bakımından yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin titizlikle uygulanması zorunludur.
Bu hususlar ve Tüzüğün yukarıda sözü edilen 46.maddesinin son fıkrasında; ilanın, tebligatta başvurulacak son çare olduğu hükmü dikkate alınmadan gerçekleştirilen sadece Nüfus Müdürlüğünden ve Emniyet Müdürlüğünden adres sorularak yetersiz adres araştırması yapılarak mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin davalı ...'a ilan yoluyla tebliği işlemini geçerli kabul etmek mümkün değildir.
Açıklanan nedenle, mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin davalı ...'a usulünce tebliğ edildikten ve temyiz ile cevap sürelerinin de beklenmesinden,
2-Davalılar ... ve ...'na tebliğe çıkarılan mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin "kardeşi ...'na", davalı ...'na çıkarılan mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin ise "kızı ...'na" tebliğ edildiği ancak ...'nun bu davalılarla aynı konutta oturduğunun tebligat mazbatalarına yazılmadığı için bu tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle adı geçen davalılara mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin usulünce tebliğ edilerek temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2008/1161, K. 2008/3705, 27 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama