KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/3248 E., 2008/6367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 1.950 YTL. borçlu olmadığının tespiti ve takibin durdurulması istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; davalı yöneticinin anataşınmazın ortak gider ve aidat borçlarını ödemediği gerekçesiyle hakkında İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2005/6199 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını kendisinden istenen aidatların 1.950 YTL’lik bölümünden borçlu olmadığının tespitini, kötüniyetli olan davalıdan %40 oranında kötüniyet tazminatının tahsilini istemiş, mahkemece genel kurulda alınan kararlara karşı yöneticinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, kat mülkiyetli anataşınmazda davacının kat maliki, davalının ise kat maliki olmayan yönetici bulunduğu, davacıdan istenilen alacağın 2004 ve 2005 yıllarına ait ortak gider alacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesinin (i) bendine göre kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı yönetici her zaman dava açabilir ve icra takibi yapabilir.
Yasa ile verilmiş yetkiye dayanarak yönetici kesinleşmiş ortak gider ve aidat borçlarını ödemeyenlere karşı bu alacakları tahsil etmek için dava açmak ve icra takibi yapmak yetkisine haiz olduğuna göre fazla ödemede bulunduklarını iddia eden kat maliklerinin de kendisine karşı menfi tespit veya istirdat davası açmak haklarının olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece bu husus gözetilerek ortak gider alacağının ait olduğu yıllara ilişkin kesin hesabın bilirkişice belirlenmesi ve davacının herhangi bir şekilde ödemesi bulunup-bulunmadığı ve bunun mahsubu gerekip-gerekmediği incelenip araştırılmasından sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
./..
2008/3248-6367 -2-
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2008/3248, K. 2008/6367, 29 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama