KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/5942 E., 2008/8090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde soyadının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkili ...'in ilk kocasının ölümü ile dul iken yaptığı kısa süreli evliliğin boşanma ile sonuçlanması üzerine kızlık soyadı olan "..." soyadını aldığını, oysa ...'in ölen ilk kocasının soyadı olan "..." soyadı ile tanındığını, kendisinin de bu soyadını kullandığını ve resmi belgelerde özellikle Almanya'da "..." soyadını taşıdığını ileri sürerek bekarlık soyadı olan "..."in ikinci evliliğinden önceki dul kaldığı soyadı olan "..." olarak değiştirilmesini istemiştir.
Davanın yasal dayanağını 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 173. maddesi oluşturmaktadır. Bu madde hükmüne göre boşanma halinde kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Somut olayda davacı kadın evlenmeden önce dul olduğuna göre boşanma ile önceki dul kaldığı "..." soyadını yeniden alması asıldır.
Dul iken ancak hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Dosya içinde davacının kızlık soyadını taşıması için mahkemeden izin aldığı konusunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi bu konuda herhangi bir uyuşmazlık da sözkonusu değildir.
Bu durumda davacının yasal olarak taşıması gereken soyadının dul iken taşıdığı "..." soyadı olduğu gözetilerek mahkemece yukarıda anılan yasa hükmü gereğince davanın kabulü ile ... olarak kullandığı soyadının "..." olarak değiştirilmesine hükmedilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2008/5942, K. 2008/8090, 7 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama