KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/6757 E., 2008/8045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde vakfiyede vakıf evladına bırakılan ücretin tespit edilerek davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dilekçesinde, Köprülü ... Paşa Vakfı’nın evladı olduklarının tespitine dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu ileri sürerek vakfiyede günlük olarak belirlenen 150 akçenin dava açma tarihindeki değeri tespit edilerek ödenmesini istemiş; yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa; dava konusu edilen Sadrazam Köprülü ... Paşa Vakfına ait Evaili Zilhicce 1071 Tarihli Vakfiyede; galle fazlası evlada bırakılmamış ise de sadece eşi ...’ye günlük ikiyüzelli, kızları ..., ... ve ...’ya görev karşılığı olmadan günlük yüzelli’şer akçe ödenmesi, kızlarının ölümü halinde bu paranın kız erkek ayrımı yapılmadan eşit olarak evlatlarına verilmesi öngörülmüştür. Anılan vakfa ait olup Vakıflar Genel Müdürlüğünce gönderilen dosyadaki belgelerden, Vakfın 1263 tarihinde mazbutaya alındığı o tarihten itibaren teamülü kadim üzere şartlarını taşıyan evlada intifa hakkı ödendiği anlaşılmaktadır.
Vakıftan galle, ücret ve vazife adlarıyla verilen bedellerin alınabilmesi için öncelikle vakfın gelirinin olması ve vakfeden ile kan bağının ispatlanması sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir.
Davacının Yargıtayca onanarak kesinleşen ... 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/63-415 sayılı kararı ile dava konusu edilen Sadrazam Köprülü ... Paşa'nın kızı ...'nın Merzifonlu ... Paşa'dan olma oğlu Maktul Zade ... Paşa'nın kurduğu vakfın evladı olduğunun tespitine karar verildiği, gerek davacının iddiası gerekse dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının vakfedenin kızı ...'nın sulbünden geldiği anlaşılmaktadır.
Vakıflarda İntifa Haklarının Ne Suretle Tespit Ve İta Edileceği Hakkında 17.7.1936 Tarihli Vakıflar Nizamnamesine Ek Nizamnamenin 5 maddesinin (C) fıkrasında, vakıf gelirlerinden masraflar çıktıktan sonra kalacak fazlanın alakalılara tahsis edileceği belirtildikten sonra 6. maddesinde bu tahsisin ne şekilde olacağı düzenlenerek vakfiyesinde bakım ve onarım şartı bulunan vakıfların gayrisafi gelirlerinden her yıl %10 oranında ihtiyat akçesi ayrılarak taşınmazların bakım ve onarımlarının yapılacağı, bu oranın vakıfların malvarlığına göre Vakıflar Meclisi kararıyla artırılabileceği,
vakıfların yıllık gayrisafi gelir tahsilatından %20 oranında yönetim ve temsil gideri karşılığı alınarak ... bütçesine gelir yazılacağı, bu vakıfların gerçekleşen yıllık gayrisafi gelir tahsilatından vakıf için yapılan giderler ve vakfiye şartı gereği yapılan her türlü harcamalar çıkarıldıktan sonra vakıf evlatlarına ve ilgililerine ödenecek intifa hakkının belirleneceği ve bunun doğduğu mali yılı izleyen ilk altı ay içinde vakıf evladı veya ilgilisi olduğunu mali yılın birinci ayında belgeleyenlere yıllık olarak ödeneceği,
7. maddesinde ise vakıf için belirlenen gelir fazlası (intifa hakları) vakfiye şartı gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğu ve galleye hak kazandığını kesinleşen mahkeme kararıyla isbat edenlere ve onların evladına Vakıf mazbut ise ..., mülhak ise mütevelli tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Bu durumda mahkemece, davada vakfedenin kızı ...'ya ve çocuklarına tahsis ettiği görev karşılığı olmayan günlük yüzelli akçeden vakfın vakfedenin kızı ... kolundan gelen başka evlatları da olup olmadığı araştırılarak, bu koldan gelen başka evlat yoksa tamamı varsa hissesine düşen kısmının ödenmesine karar verilmesi gerekirken yerinde görülmeyen gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2008/6757, K. 2008/8045, 7 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama