KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/8056 E., 2008/10329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 1-Bozma ilamının 1 nolu bendinde; birinci bilirkişi kurulunun Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinin hükmüne aykırı olarak iki kişiden oluşturulması nedeniyle geçersiz olduğu ve yasa hükmüne uygun olarak yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak rapor alınması gerektiği belirtildiği halde mahkemece yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup keşif yapılmadan sadece üçüncü bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp bu rapora göre hüküm kurulması, Kabule göre de;
2-Davacı vekili 30.7.1997 günlü dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın davalı idarece kamulaştırıldığını, değerinin belirlenenden fazla olduğunu belirterek takdir edilen 385.620.000 TL. bedelin 1.606.750.000 TL’ye çıkarılarak 1.221.130.000 TL. artırım yapılmasını istemiş ve bu bedel üzerinden başvurma harcını mahkeme veznesine yatırmıştır.
Yargılama aşamasında sunduğu 20.11.2007 günlü dilekçesinde de davayı ıslah ettiklerini bildirerek, üçüncü bilirkişi ek raporunda belirlenen bedel üzerinden artırıma karar verilmesini istemiştir. Mahkemece ıslah talebi kabul edilerek 78.258,20 YTL bedel artırımına hükmedilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malın sahibinin yapılan tebligat gününden veya tebliğ yerine geçen ferağ tarihinden itibaren 30 gün içinde, takdir olunan bedel ile maddi hatalara karşı adli yargıda dava açılabileceği hükmüne yer verilmiş olup, bedele ilişkin olarak açılacak dava
yönünden yasada öngörülen, hak düşürücü nitelikteki bu süre geçtikten sonra malikin artık bedel konusunda dava açma hakkı bulunmamaktadır.
Malikin dava hakkının bulunduğu hak düşürücü süre içinde bedel artırım davası açıldıktan sonra fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu taktirde yine bu süre geçmeden önce HUMK’nun 86 ve müteakip maddelerine dayanılarak müddeabihin artırılmasına yönelik ıslah isteme hakkı mevcut ise de, bu süre geçtikten sonra ilave bedel için ıslah talebinde bulunulmasına yasal olanak yoktur.
Başka bir anlatımla ıslah istendiği tarihte dava hakkı düşmüş ise, bu husus ıslah istemine konu edilemez.
Bu bakımdan hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılan ıslah istemine göre kamulaştırma bedelinin artırımına hükmedilmesi,3-Bozma öncesi verilen kararda sadece kamulaştırma bedelinin artırımına hükmedilmiş, faize hükmedilmemiş olup davacı da temyiz etmemiş olduğundan, bu durumun davalı için kazanılmış hak oluşturduğu gözönüne alınmaksızın bozma sonrası verilen hükümde artırılan kamulaştırma bedelinin faizine de hükmedilmesi,Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2008/8056, K. 2008/10329, 13 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama