KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/12181 E., 2010/3249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Tapuda tarla olarak kayıtlı bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde ceviz ağaçları dışında ayrıca sınır ağacı niteliğinde 5 erik, 4 kiraz, 22 asma, 2 elma ve 8 şeftali ağaçları bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın tamamı kapama ceviz bahçesi olarak değerlendirilip üzerinde bulunan erik, kiraz, asma, elma ve şeftali ağaçlarına da ayrıca maktuen değer verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11.maddesinin birinci fıkrası (f) bendi uyarınca arazilerde olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmazın kapama ceviz bahçesi olarak değerlendirilmesi doğru olup, bu şekilde yapılan değerlendirme ile kamulaştırılan yerin tamamından uygun teknikle normal olarak sağlanabilecek gelir dikkate alınacağına göre taşınmazın üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin artık zemin değerine bir katkısı söz konusu edilemez. Başka bir deyişle ceviz ağaçları dışındaki meyveli ve meyvesiz ağaçların değeri de kapama ceviz bahçesi olarak bulunan bedelin kapsamında kalmaktadır.
Bu bakımdan zemin değerinin saptanmasında dikkate alınması söz konusu olmayan ağaçların ancak idare tarafından alıkonulmuş olması halinde sadece odun değerlerinin kamulaştırma bedeline dahil edilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulundan yukarıda sözü edilen bozma nedeni doğrultusunda ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/12181, K. 2010/3249, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama