KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/13367 E., 2009/12890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.11.2008 gün ve 2008/6 no.lu davanamesi ile ...'in kayden "..." olan anne adının "..." olarak düzeltilmesi istenmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.11.2008 gün 2008/111-6 sayılı davanamesi ile Bingöl İli, ... İlçesi, ... Mahallesi nüfusuna kayıtlı ... oğlu 01.06.2000 doğumlu ...'in nüfus kaydında ... olan anne adının ... olarak düzeltilmesi istenmiş, mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davalı ...'un 17.09.2007 günü Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe ile kendisinin davalı ... ile 10 yıldan beri evli olduğunu, oğlu Yücel'in davalı ...'in ikinci eşi olan ...'nın çocuğu gibi nüfus kütüğüne kayıt edildiğini, bu yanlışlığın düzeltilmesini istediği Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan araştırma ve soruşturma sonucu da bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Yasanın bu hükmüne göre Cumhuriyet Savcılarının böyle bir davayı açmaları ancak yasalar uyarınca ilgili resmi dairelerin gösterecekleri lüzum üzerine mümkündür.
Kişilerin dava harç ve masraflarını yatırarak ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinde açmaları mümkün bulunan böyle bir davayı görev ve yetkileri yasalarla belirlenmiş Cumhuriyet Savcılığını aracı kılarak açtırmaları mümkün değildir. Mahkemece bu durum dikkate alınarak yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/13367, K. 2009/12890, 29 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama