KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/1816 E., 2009/1388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin annesi ... ve teyzesi ...'nin baba isminin "..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, annesi ... ve teyzesi ...'nin nüfus kütüğünde "..." olarak yazılı baba adının "..." olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içindeki aile nüfus kayıt tablosu içeriğinden davacı ...’ın dedesi ...’in 01.07.1868 doğumlu olarak 21.06.1905 tarihinde nüfusa tescil edildiği ve 25.04.1917 günü öldüğü, davacının dede adının da ... olduğu anlaşılmaktadır.
Özel hukuk açısından ad, kişiyi tanıtan ve onu diğer bireylerden ayırmaya yarayan bir kavramdır. Kendine özgü kişiliği ve özvarlığı olan her birey, başkalarından adıyla ayırt edilir, toplum ve ailesi içinde bununla yer alır. Onun içindir ki her kişinin bir adının olması ve adının nüfus siciline yazılması yasayla zorunlu kılınmıştır.
Bu zorunluluk aynı zamanda kişinin yaşamıyla özdeşleşen ve kişiliğinin ayrılmaz bir öğesini oluşturan adını özgürce seçmesi ve onunla tanınması için kendisine tanınmış bir temel kişilik hakkıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınmış olan adın, kişilik hakları içerisinde taşıdığı önemi gözönünde bulunduran 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasında kişiliği korumaya ilişkin hükümlerle yetinilmeyip (m.23-25), onu ayrıca düzenlemek yoluna gidilmiştir (m.26-27).
Buna göre anılan Yasanın 27.maddesi hükmü uyarınca adın değiştirilmesi, ancak haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir ise de kişiye sıkı sıkıya bağlı olan ad üzerindeki bu hakkı, kişinin kendisinden başkası kullanamaz.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/1816, K. 2009/1388, 19 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama