KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/3099 E., 2009/3974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, dava dilekçesi ile duruşmadaki beyanında 1980 olan doğum yılının 1972 olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde nüfus kütüğüne göre doğum tarihinin 01.11.1980 olmasına karşın gerçek doğumunun 01.11.1975 olduğunu ileri sürerek doğum tarihinin bu şekilde düzeltilmesini istemiş, yargılama sırasında da tanıkların beyanları doğrultusunda doğum tarihinin 01.11.1972 olarak düzeltilmesine rıza gösterdiğini beyan etmiş, mahkemece davacının istemi doğrultusunda yaşının düzeltilmesinin kayden kardeşi ile arasında engel oluşturacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacıya ... Numune Hastanesi Baştabipliğince verilen 19.04.2007 gün ve 2237 sayılı raporda kemik yaşının 25 yaş üzerinde bulunduğunun belirtildiği, dinlenen tanık beyanlarında davacının 1972 yılında doğduğunun ifade edildiği, kollukça tutulan 10.05.2007 günlü tutanakta davacının 1985 yılında köye gelin olarak geldiği, 17-18 yaşında erkek çocuğunun olduğu, yaklaşık 38-40 yaşlarında bulunduğunun açıklandığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar 25 yaş üzerindeki kişilerin yaşlarının tespiti ve düzeltilmesi tıbben ve hukuken her zaman mümkün bulunmamakta ise de ;Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden hakim tarafların sunduğu delillerle bağlı kalmayıp, doğrudan doğruya yapacağı araştırma ve toplayacağı delillere göre doğru sicil oluşturmak mecburiyetindedir.
Bu ilke dikkate alınarak mahkemece nüfusta kayıtlı görünmeyen kollukça tutulan tutanağa göre dava tarihi itibariyle 17-18 yaşlarında bulunan erkek çocuğu ile davacının doktora sevki yapılarak çocuğun kaç yaşlarında olduğu saptanıp bu çocuğu davacının doğurup doğurmadığı da araştırılıp bu konuda hem annenin doğumla ilgili raporunun hem de çocuğun yaşının tespit ettirilmesi,
gerektiğinde tarafların sunacakları deliller de toplanıp davacının gerçek yaşı saptanıp kardeşleri ile kayden engel teşkil etmeyecek şekilde yaşının düzeltilip düzeltilmeyeceği konusunun değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/3099, K. 2009/3974, 9 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama