KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/4792 E., 2009/9315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, dava dilekçesinde nüfus kütüğünde annesi olarak kayıtlı bulunan ...'nın ... ... olduğunun tespiti ile aralarında soybağı kurulmasını istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davaya katılan Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde; nüfus kayıtlarında ... olarak görülen annesinin gerçekte ... kızı ...'den olma ... ... olduğunu, nüfus kayıtlarında çocuksuz olarak öldüğünü ileri sürerek, ... ...'in annesi olduğunun tespitini, nesebin bu şekilde düzeltilmesini, nüfus kütüğünde annesi olarak gözüken ... ile ... ...'in aynı kişi olduğunun belirlenmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, ... ve ...'den olma 01.07.1900 doğumlu ... ...'in davacının annesi olduğunun tespiti ile ... ve ... oğlu ...'ın nüfus kayıtları arasında irtibat kurulmasına karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının annesi olduğu iddia edilen ... ...'in, ... İlçesi, ... Köyü, Cilt 2, Hane 68'de nüfusa kayıtlı ... ve ...'den olma 01.07.1900 doğumlu, 26.11.1968 ölüm tarihli olduğu, ... adında herhangi bir çocuğunun bulunmadığı, davacı ...'ın ise ..., ...
Mahalle, Cilt 3, Hane 104'de nüfusa kayıtlı ... ve ...'dan olma 17.06.1929 doğumlu olduğu, yargılama sırasında mahkemece, ... ...'in mezar yerinin tespiti için belediye başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevapta mezar yerininin bulunamadığı davacı tarafından da annesi olduğunu iddia ettiği ... ...'le ilgili olarak herhangi bir mezar yeri gösterilmediği, ... ...'in bekar ve çocuksuz ölümü nedeni ile mirasının hazineye kaldığı,
davacının annesinin ... ... olduğuna dair dinlenen tanıkların beyanlarında ... ...'in davacı ...'ın annesi olduğuna dair kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde bir kanıya varmanın mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/4792, K. 2009/9315, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama