İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 18. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/5562 K.2009/6100

Dava dilekçesinde vakfın dağıldığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Esas2009/5562Karar2009/6100Tarih8 Haziran 2009Okuma4 dk · 768 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/5562 E., 2009/6100 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Haziran 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

768 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Dava dilekçesinde vakfın dağıldığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı ... Müdürlüğünce açılan davada, İlim ve Yardımlaşma Vakfının, gayesini gerçekleştirmek için herhangi bir mal varlığının bulunmadığı ve bu haliyle amaçlarını gerçekleştirmesinin imkansız hale geldiği tespit edildiğinden, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1161. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 7. ve 30. maddeleri uyarınca dağılmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

Dava konusu ..., 1987 yılında kuruluşunu tamamlayarak faaliyete geçmiş bulunmaktadır.

Vakıf senedinin 3. maddesine göre gayesi “Gerek vakıf üyeleri arasında sosyal, kültürel, ekonomik yardımlaşmayı gerçekleştirmek ve gerekse Türkiye'nin ilmi, sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla: mevcut ve daha sonra elde edilecek olan mal varlığı ile milli ve manevi değerlere bağlı yetenekli gençlere her derecede öğrenim imkanı sağlamak, bunun için anaokulundan üniversiteye kadar resmi veya özel her kademedeki eğitim kurumlarına girmeye hazırlamak, girmiş olanlara burs vermek, ara ve yaz tatillerinde öğrenciler için dinlenme kampları açmak ve masraflarını karşılamak;

eğitim kurumları, yurtlar, cami ve mescitler, konferans salonları, kütüphaneler, laboratuvarlar, araştırma merkezleri, kimsesiz düşkünleri barındırma ve yetiştirme evleri, hastaneler ve bunlara benzer hayır ve kültür kurumları inşa ve tesis etmek; vakfın mevcutlarını artırmak amacıyla tarımsal, sınai, madencilik vs. alanlarda işletmeler kurmak, işletmelere ortak olmak ve bunları çalıştırmak, her türlü kooperatif kurmak," olarak açıklanmıştır.

Vakıf bu amaçlarını gerçekleştirmek için 4,00 TL nakdi sermaye ile kurulmuştur. Davalı vakfın denetime tabi tutulduğu 1998-2005 yılları arasında amacını gerçekleştirmek için herhangi bir faaliyette bulunmadığı ve bu yılları borçla kapattığı, bunun dışında menkul veya gayrimenkul herhangi bir malının bulunmadığı vakıf senedi, bilançolar, inceleme raporları ile birlikte tüm dosya içindeki belgelerin incelenmesinden anlaşılmıştır.

Davalı vakıf, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulmuş bir vakıftır. Vakfın kurulduğu zamanda yürürlükte bulunan Medeni Yasanın 73.maddesinde; vakıf, başlı başına mevcudiyeti haiz olmak üzere, bir malın belli bir gayeye tahsisi olarak. 4721 sayılı yeni Türk Medeni Kanunu’nun 101. inci maddesinde de vakıflar, gerçek ve tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır biçiminde tanımlanmıştır.

Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi, vakfın kurulmasının, sadece mal ve hakların özgülenmesiyle değil, “yeterli” mal ve hakların özgülenmesiyle olacağı vurgulanmış, yine vakfın tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olması niteliği de, vakfın tanımında bir unsur olarak belirlenmiştir. Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi vakfın üç önemli unsuru vardır.

Bunlardan birincisi: vakfı yapan kimse ve bunun irade beyanı, ikincisi ve en önemlisi vakfın konusunu teşkil eden mal, üçüncü unsur ise vakfın temin edeceği fayda ve bundan yararlanacaklar olarak ifade etmek mümkündür. Bu üç unsurun bulunmadığı hallerde hukuken bir vakıftan söz etmek olanaksızdır. (Ord.Prof. Dr. Sıddık Sami Onar-İdare Hukukunun Umumi Esasları Cilt II, sayfa 664-665).

Bir vakfın kuruluş aşamasında sahip olduğu koşulları sonradan kaybetmesi onun dağılması sonucunu doğuracağında şüphe yoktur. Şunu da özellikle belirtmek gerekir ki bir vakfın, amaçlarını gerçekleştirmesi onun, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ve sürekli olarak gayesine özgülenmiş bir mal veya hakka sahip olmasıyla mümkündür. Sürekliliği bulunmayan ve bunu sağlayacak herhangi bir hukuki alt yapıya sahip olmayan yardım veya hayır kuruluşunu vakıf saymak imkansızdır.

743 sayılı Türk Medeni Kanununun vakfın nihayete ermesi başlığını taşıyan 81/A maddesinin ilk fıkrasında, gayesinin tahakkuku imkansız hale gelen vakfın kendiliğinden dağılmış olacağı hükmü yer almaktadır. Yasada vakfın dağılmış olması kendiliğinden gerçekleşecek bir olgu olarak gösterilmiş ise de, uygulamada bu hususun mahkeme kararına bağlanması aranmaktadır.

4721 Sayılı yeni Türk Medeni Yasasının “Vakfın sona ermesi” başlığını taşıyan 116.maddesinin birinci fıkrası; amacın gerçekleşmesi olanaksız hale geldiği taktirde vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir hükmünü öngörmektedir. Yasanın bu hükmünün, 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasıyla birlikte değerlendirildiğinde kamu düzenine ilişkin bulunduğu şüphesizdir.

Yukarıda da etraflıca değinildiği gibi ... müfettiş raporlarına göre herhangi bir mal varlığına sahip olmadığı gibi denetim yılı itibariyle borca batık durumdadır. Dava açıldıktan sonra vakfın dağılmasını önlemek için bir miktar bağış toplaması onun bu özelliğini değiştirmeye yetmez. Bir vakfın hukuki varlığını ve işlevlerini sürdürmesi, başkalarının insaf ve merhametine bağlı bulunan bağışlarla sağlanamaz.

Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, vakfın ekonomik gücünün, gayenin gerçekleşmesine imkan vermeyecek bir düzeyde olduğunun anlaşılması halinde dahi, dağılması için yeterli görülmektedir. Bu itibarla, amaçlarını gerçekleştirmek için özgülenmiş hiçbir mala ve hakka sahip olmayan bu vakfın dağılmasına (sona ermesine) ve kaydının sicilden silinmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/5562, K. 2009/6100, 8 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
18. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5562
Karar No
2009/6100
Tarih
8 Haziran 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/5562 K.2009/13859
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/5563 K.2009/5874
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/5563 K.2009/6081
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/5563 K.2009/8971
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/5563 K.2009/13872
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/5564 K.2009/8972

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.