KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/6874 E., 2009/10353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili ... ...'in adının "..." çocuklarından ...'ın .., ... aile fertlerinin ... olan soyadlarının "..." olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Dava, davacılardan ... ... ile velayet altındaki çocukları ... ve ...'ın adları ile soyadlarının düzeltilmesi istemine ilişkin olup, davaya davacı gözüken eş ... katılmamış ve icazet de bildirmemiştir.
Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir.
Emredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içerisinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir.
Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.
Bu bakımdan mahkemece velayet altındaki çocukları ... in ve ...'ın adlarının değiştirilmesi davasında davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için süre tanınıp bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/6874, K. 2009/10353, 16 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama