KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/7965 E., 2009/7648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde güneş enerjisi sistemlerinin verdiği zararın önlenmesi, bu sistemlerin sökülerek kaldırılması, herbir davalıdan ayrı ayrı 1.200 YTL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların anataşınmazın çatısında onaylı mimari projeye aykırı olarak güneş enerjisi sistemini kurduklarını, bu tesis nedeniyle bağımsız bölümüne sızan ... sularından zarar gördüğünü ileri sürerek anataşınmazın çatısındaki davalılara ait güneş enerjisi sistemlerinin sökülmesini, tecavüzün önlenmesini, eski hale getirilmesini, bağımsız bölümünde meydana gelen maddi zararın yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, yargılama sırasında yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile 13.5.2008 günlü oturumda tutanağa geçen bilirkişi beyanından; dava konusu anataşınmazın ortak yeri olan çatısının izolasyonunun bozulduğu, ... sularının buradan davacının bağımsız bölümüne akıp hasara sebebiyet verdiği, anataşınmazın onaylı mimari projesine güneş enerjisi sistemi kurulmasının öngörülmediği, mevcut sistemlerin hasarlı ve bozuk terasın üzerine yerleştirildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay uygulamalarında projede yer almasa bile tüm kat maliklerinin onayının alınmasına gerek görülmeksizin güneş enerjisi sisteminin kurulmasına belli koşullarla izin verilmektedir.
Bu koşullar; sistemin hiçbir şekilde anayapıya ve diğer bağımsız bölümlere zarar vermemesi, arıza halinde diğer bağımsız bölümlere gelebilecek bir zararın önlenmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınmış olması, tesisin kurulduğu terasta anayapıdaki tüm bağımsız bölümlere yetecek bir alanın bulunması ve tesisin kapladığı yerin o
bağımsız bölüme özgülenen arsa payına tekabül edecek alanı geçmemesi ve anayapının statiğine zarar vermemesi gerekir. Somut olayda davalılar tarafından kurulduğu iddia olunan güneş enerjisi sistemlerinin yukarıdaki ilkelere uygun olarak yerleştirilmesine karşın davacının bağımsız bölümündeki zararın bu sistemin ayaklarının terasa monte edildiği kısımlardan mı anataşınmazın terasındaki hasar ve bozukluktan dolayı mı meydana geldiği konusunda bilirkişi raporunda yeterli açıklık yoktur.
Mahkemece bilirkişiden bu konuda ek rapor alınarak davacının bağımsız bölümünde meydana gelen zararın güneş enerjisi sistemlerinin kurulması ile bir ilgisi bulunup bulunmadığı kesin olarak belirlenip, davacının dava dilekçesindeki istemi de dikkate alınarak böyle bir hasar ve zarar verme durumu mevcut ise salt bunun giderilmesi için alınması gereken önlemlere hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/7965, K. 2009/7648, 1 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama