KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/8196 E., 2009/11819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2008 gün 2008/2 no.lu davanamesi ile ...'ın davalılardan ... ile ...'den dünyaya geldiği halde ... ve ...'ın kütüğüne kaydının yapıldığı ileri sürülerek bu kaydın düzeltilmesi istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2008 gün, 2008/2 sayılı davanamesi ile ... (...)'ın davalılardan ... ve ...'den dünyaya geldiği halde ... ağabeyi ... ile anlaşarak ...'yı ... ve ...'dan doğmuş gibi nüfusa tescilini yaptırdıkları ileri sürülerek ... (...)'ın nüfus kaydındaki ... ve ... olan ana ile baba adlarının iptali ile baba adının ..., anne adının ise ... olarak düzeltilmesi istenmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinin 1/a bendine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile, ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Yasanın bu hükmünden de anlaşılacağı gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davasının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için yasada öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda, Cumhuriyet Savcılığınca yapılmakta olan soruşturma sırasında ...'ün ifadesinde ...'nın kendi kızı olduğu halde nüfusa ... ve ...'dan doğmuş gibi kayıt edildiğini; soruşturma üzerinde bir etkisi bulunmamasına rağmen Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca davaname ile dava açıldığı anlaşılmıştır.
Kayıt düzeltilmesi istemli böyle bir davayı açma hak ve yetkisi doğrudan doğruya yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere ait olup gerek gördükleri takdirde harç vb. yükümlülüklerini yerine getirerek her zaman açabilirler.
Cumhuriyet Savcılarının böyle bir davayı açabilmeleri mümkün olmadığından ve ortada yasalarla verilmiş bir görev bulunmadığından mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/8196, K. 2009/11819, 14 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama