KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/9883 E., 2010/3191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde bodrum kata yapılan müdahalenin men'i ile ecrimisil tazminatı istenilmiştir. Mahkemece men'i müdahale talebinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, ecrimisil talebinin ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu edilen yerlerin (bodrum katta bulunan sığınağın) anataşınmazın ortak yerlerinden olduğunda kuşku yoktur. Kat Mülkiyeti Yasasının 16.maddesi hükmü uyarınca kat malikleri anataşınmazın bütün ortak yerlerine arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümlerine göre maliktirler.
Türk Medeni Kanunu hükümleri gereğince ortak mülkiyete bağlı olan bir yeri paydaşlardan birisinin kendi kullanımına özgülemesi durumunda diğer paydaşların ecrimisil (haksız işgal tazminatı) isteyebilmesi için öncelikle o paydaş bu ortak yeri münhasıran kullanmaktan yöntemince men edilmiş olmalıdır. Başka bir deyişle diğer paydaşlar bu yerden kendilerinin de yararlanmak istediklerini şagil paydaşa yöntemince ihtar etmiş olmalarına karşın kullanımın sürdürülmüş olması gerekir.
Somut olayda ortak mülkiyet hükümlerine tabi olan dava konusu yerleri kullanarak müdahalede bulunan davalının diğer paydaşlarca önceden uyarıldığı yolunda bir kanıt ortaya konulup kanıtlanmadığı, sığınak özel amaca tahsisli ortak yer olmakla niteliği gereği ekonomik bir yarar sağlamayacağı gözetilmeden davacı yanın ecrimisil (haksız işgal tazminatı) isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle ecrimisile hükmedilmesi,
2-Kat Mülkiyeti Yasasının uygulanmasından doğan davalara da, davanın niteliği gereği, mahkemece yargılama harcı ile taraflar lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin maktu tarifeler dikkate alınarak hükmedilmesi gerekirken, nispi tarifelere göre harç ve avukatlık ücretine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/9883, K. 2010/3191, 2 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama