KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/10076 E., 2010/13367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dava konusu taşınmaz arsa kabul edilerek bu niteliğine göre kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir.
Geri çevirme kararı üzerine Belediye Başkanlığınca dosyaya gönderilen 15.07.2010 gün M.07.6.AKB.13/963-2564 sayılı yazıda; dava konusu Topallı köyü 607 parsel nolu taşınmazın belediye sınırları içinde ve 1/1000 ölçekli imar planı dışında kaldığı, belediyenin yol, su, çöp toplama, otobüs gibi alt yapı hizmetleri ile elektrik hizmetlerinden yararlandığı yerleşim merkezine 1200 m mesafede bulunduğu dava konusu yerin çevresinin meskun olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece, yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 07.07.2008 günlü bilirkişi kurulu raporunda yapılaşma durumunun çok az ve yeni olduğu belirtilmişse de mahkemece bu konuda bir gözlem yapılmamıştır.
28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 1. maddesinin (b) bendine göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla birlikte fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden yararlanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır. Buna göre; belediye sınırları ./..
içerisinde olup da imar planında yer almayan bir arazi parçasının arsa sayılabilmesi için belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanır durumda olması ve çevresinin meskun bulunması gerekir. Bu iki koşul bir arada gerçekleşmiş olmadıkça o yer arsa sayılamaz. Somut olayda dava konusu taşınmazın çevresi meskun olmadığına göre mahkemece, buranın arazi olarak kabulü ile bu niteliğine göre bilirkişilerden ek rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken arsa kabul eden rapor esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/10076, K. 2010/13367, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama