KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/10425 E., 2010/12659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin Mülhak .... Vakfı'nın galleye müstahak vakıf evladı olduklarının tespitini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, dava açıldıktan sonra 03.11.2009 tarihinde ...’ın Vakfa mütevelli olarak atandığı anlaşılmıştır. 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 76. maddesi uyarınca; galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalarda vakıf mütevellisi yasal hasım olduğundan açılan davanın mütevelliye de yöneltilmesi gerekirken, bu hususa uyulmadan yargılamaya devamla davanın kabulüne karar verilmesi,
2-Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden davacı ... tarafından, vakıftan galle fazlası istenilen küçük ...’ya velayeten açılmış, mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan davaya bakılıp kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Yasasının 336.maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342.maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiş olup, bu kamu düzenini sağlamaya yönelik bulunan bir kuraldır.
Emredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir.
Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/10425, K. 2010/12659, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama