KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/11778 E., 2011/26 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Münük olan anne adlarının ... 01.07.1925 olan annelerinin doğum tarihinin de 01.07.1926 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar, annelerinin gerçek adının Münevver, doğum tarihinin 01.07.1926 olduğu halde nüfus kayıtlarına adının Münük, doğum tarihinin 01.07.1925 olarak yazıldığını, bu yanlışlığın düzeltilmesini istemişler mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden, davacıların annesinin adının ve doğum tarihinin 5490 Sayılı Kanunun 39. maddesine göre Nüfus idaresince re'sen yazıldığı ve adı geçenin 17.01.2010 tarihinde vefat ettiği ve nüfus kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 14. maddesinde.
"Nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlat edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir. Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır.
Kaydın açılmasından sonra kişisel durumda meydana gelmiş olan olaylar kişinin kaydına işlenir." hükmü yer almaktadır.
Mahkemece davacıların annesinin vefat nedeniyle nüfus kaydının kapalı olduğu, bu nedenle nüfus kayıtları üzerinde herhangi bir işlem yapılmayacağı ve ayrıca adın değiştirilmesini isteme hakkının, şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olup ilgiliye ait bulunduğu, vefat ettiği anlaşılan annenin adının değiştirilmesine ilişkin dava da davacıların aktif husumet ehliyetinin olmadığı dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/11778, K. 2011/26, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama