KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/2280 E., 2010/4523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece bir kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan rapor hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı yasayla değişik 11.maddesinin değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde,taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri ve bedelin belirlenmesinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri esas alınarak bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir.Tarım arazilerinin değerlendirilmesi,çevrede ekilmesi mutad olan çeşitli ürünlerin yıllara yayılmış münavebesi sonunda elde edilecek ortalamalar dikkate alınarak yapılır.
O nedenle dava konusu taşınmazın bulunduğu yöredeki ürün münavebesi belirlenip yüzölçümlerine göre oranlama yapılarak taşınmazın değerinin bulunması gerektiği düşünülmeden komşu parsellerde nar dikilmiş olması gerekçesiyle buğday ve nar ürünlerinin net gelirlerinin ortalaması alınmak suretiyle taşınmazın değerinin bulunması,
2- Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen Tarım Müdürlüğü ortalama verilerinin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler dahil edilmemelidir.
Somut olayda ise, bilirkişi raporunda, resmi veri listesindeki üretim giderlerini oluşturan unsurlar arasında yer alan masrafların faiz karşılığı ve tarla kirası düşülmeden hesaplama yapılmıştır. Böylece, üretim giderlerini yüksek almak suretiyle taşınmazın net gelirini düşük bulan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması,
3-Yargılama sırasında vekille temsil edilen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bilirkişi kurulundan bozma doğrultusunda ek rapor alınmalı,usuli kazanılmış hak gözetilerek karar verilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/2280, K. 2010/4523, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama