KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/6012 E., 2010/11397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde asansörün ve çatının onarılması, masrafın yönetim tarafından karşılanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde çatı tamiratının yaptırılması, asansörlerin güvenli bir biçimde çalışabilir hale getirilmesi için yönetime süre verilmesi, yaptırılmadığı taktirde davalı tarafından yaptırılarak bedelinin kat maliklerinden tahsil edilmesi ve çatıdan müvekkilinin bağımsız bölümüne sızan suların hasara neden olduğunu ileri sürerek oluşan zararın giderilmesini istemiş, mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler özellikle bilirkişi kurulu raporları içeriğinden; asansörün genel bir bakıma ihtiyacı olduğu gibi çalışmadığı,çatıda kırık kiremitler bulunduğu ve aktarılması gerektiği, davacının bağımsız bölümünde meydana gelen zararın ortak yerlerden olan çatıdan sızan sular nedeniyle oluştuğu, davalının yönetici ve anataşınmazda kat maliki olduğu anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının yöneticinin görevlerini düzenleyen 35. maddesinin (a) bendi uyarınca kat maliklerince verilen kararların yerine getirilmesi yöneticinin görevi kapsamında olup anılan Yasanın 38. maddesi hükmüne göre kat maliklerinin vekili sıfatıyla hareket eden yöneticiye yasa ile tanınan görevini yerine getirmesi amacıyla dava açılamaz. Böyle bir davada husumetin ancak dava konusu edilen ortak yerde değişiklik yapılmasına karar veren kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerekir.
Mahkemece davalı yöneticinin aynı zamanda kat maliki olduğu da dikkate alınarak davacıya diğer kat maliklerini davaya dahil etmesi için süre verilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/6012, K. 2010/11397, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama